Hazırlayanlar: Dr. Aslıhan Yürüktümen Ünal / 27.06.2016
DOI: 10.1016/j.annemergmed.2015.10.020.

Renal kolik düşünülen hastada enfeksiyon varlığının tespiti, ek ürolojik acil girişimin öngörülmesi ve renal kolik dışında alternatif önemli tanının atlanmaması risk yönetiminde en önemli konular... Bu çalışma temel olarak şüpheli renal kolik hastalarında düşük, orta ve yüksek olasılık ayrımı için performansı şüpheli olmakla birlikte önerilebilen STONE (Sex-Timing-Origin-Nausea-Erythrocytes) skorlamasını (Tablo1) yatak başı ultrasonografi (point-of-care limited USG; PLUS) ile kombine ettiğimizde skorlamanın performansını arttırabilir miyiz sorusuna yanıt aramış. Prospektif dizayn edilen araştırma mayıs 2011 ve şubat 2013 tarihleri arasında iki ayrı merkezde gerçekleştirilmiş.

P (Population): Acil servise yan ağrısı ile başvurup renal kolik şüphesi ile bir protokol çerçevesinde kontrastsız abdomen ve pelvik tomografi çekilen tüm hastalar çalışmaya dahil edilmiş. Çalışmaya katılmayı kabul etmeyen veya bir nedenle onam formu alınamayan, gebe, mahkum, ana dili İngilizce olmayan hastalar çalışma dışı bırakılmışlar. Araştırma süresince uygun toplam 2091 hastadan 835 hasta çalışmaya dahil olmuş.

I (İntervention): Tüm hastalar için STONE skorlamasına göre semptomatik taş olasılığı belirlenmiş. Yanı sıra hastalarda yatak başı USG ile hidronefroz ciddiyeti, taş varlığı ve lokalizasyonu ve yanı sıra görülebilirse üreteral jet akım varlığı not edilmiş, sonuca ile STONE-PLUS risk algısı değerlendirilmiş.

C (Comparison): Her bir hastanın kontrastsız pelvik abdominal BT görüntüleri alınmış ve semptomatik taş ve akut alternatif önemli tanı varlığı not edilmiş.

O (Outcome): Birincil sonuç; semptomatik taş ve BT’de akut alternatif önemli bulgu varlığı. STONE ile düşük olasılık verilmiş hastada orta-ciddi hidronefroz varlığı durumunda semptomatik taş için +LR 21.6 (%95 CI 4.2-111) saptanmış. BT’de akut önemli alternatif tanı (apandisit, kolesistit, divertikülit vb) alan 54 hastanın 11’inde (%20) hidronefroz varmış. Alternatif önemli tanısı olan hastaların 12’si (%22) STONE ile düşük olasılık almış.

İkincil sonuç; Litotripsi, üreteral stent ve cerrahi olarak taşa müdahaleyi kapsayan ürolojik girişim (90 gün içinde) yapılmış olması; STONE ile düşük olasılık verilmiş hastada orta-ciddi hidronefroz varlığı durumunda ürolojik girişim için +LR 23 (%95 CI 4.3-117) saptanmış.

Araştırmacılar çalışma sonucu STONE ile orta olasılıklı ve orta-ciddi hidronefroz tespit edilen hastaları yüksek risk grubu hastalar gibi yönetmeyi öneriyor; olasılıklı tanı nefrolithiazisdir ve BT taş boyut ve lokalizasyonu görmek isteniyorsa sağlanır. Düşük STONE skorlu herhangi bir düzeyde hidronefrozu olan veya orta olasılık skoruna sahip hidronefrozu olmayan veya hafif hidronefrozlu hastalarda ise BT öneriyor ve neticede STONE-PLUS değerlendirmesinin renal kolik hastalarında BT çekilme ihtiyacını azaltabileceğini iddia ediyor.

Yazan ne eklemek ister?

“Klinik algı” demek ister… Çok karmaşık olmayan, hekimin klinik algısından daha hassas, uygulaması kolay ve de güvenilirliği yüksek (validasyonu sağlam) skorlamalar gereksiz tetkiki (arttırmak yerine) azaltıyor. Ama evet, elbette bu algıyı oluştururken yatak başı USG candır…

Kaynak: Daniels B, Gross CP, Molinaro A, Singh D, Luty S, Jessey R, et al. STONE PLUS: Evaluation of Emergency Department Patients With Suspected Renal Colic, Using a Clinical Prediction Tool Combined With Point-of-Care Limited Ultrasonography. Ann. Emerg. Med. 2016:67(4);439-448

Yorumlar

Mehmet Ali | 10 Aralık 2016 19:53

Güzel bir özet, elinize sağlık.

Yorum Gönder